-

Hayat akıp giderken, biz kelimelerle dünyalar kuralım. Çünkü bazen bir cümle, en uzun yolculuktan daha fazla iz bırakır. Peki bugün hangi kelime bizimle kalacak dersin? Yazmak, kendini keşfetmenin en güzel yollarından biri. Bugün kendi keşif yolculuğumdan bahsederken, yazmak isteyen herkese de ilham olabilecek bazı notlar paylaşacağım. Küçük bir çocukken, okullarda yapılan şiir ve kompozisyon yarışmaları
-

Bu dizeler, artık aramızda olmayan bir gencin ardından yazıldı. Karanlığın bilinmezliğini aydınlığın çetinliğine tercih eden, başını alıp giden ve gitmek isteyen tüm gençlere ithafen… Gitmeyin Çocuklar Öyle başınızı alıp gitmeyin çocuklarHayat zor biliyorum, yaşamak zor işÖrtemez metrelerce kar, Bu dilsiz dünyanın kiriniAma siz Öyle başınızı alıp gitmeyin çocuklarHer bedene ağır gelir taşıdığı yürekHerkes günün birinde
-
İyi bir lider nasıl olur? Bu soruya cevaben sayfalarca makale ve kitap yazılmış. Aslında uzun uzun yazarak ve literatür karıştırıp kaynak göstererek açıklanabilir bu soru fakat çok sade, net ve açık bir cevabı var. Bu yüzden detaylarda boğulmak yerine bu cevabı sizlerle paylaşıyorum. İyi bir lider Atatürk gibi olur. İyi bir lider olmak için ise
-

Ağzımda çiğ kan kokusu Yüzüm gözüm yağmur Yazmışım, çizmişim gelişine Gidişler biriktirmişim Güneşi yakalamaya çalışan gece, O en içten şiirde eksik heceymişim Benmişim, senmişim, sevmişim. Göğsümde sessiz bir boşluk İçim dışım huzur, huzursuzluk Karmışım yaz sıcağında Bir varmış, bir yokmuşum Yalancı masallarda mutlu sonmuşum. Develer berber, pireler tellalmış, İnanmışım, insanmışım. Asrın orta yerine
-

Yine aylardan hüzün, sen yoksunSılam, emanetin, vatan mahzunSağı, solu, önü, ardı karanlık zamanınSen yoksun…Hem en az, hem gönül dolusu çoksun Yine aylardan sonsuzluk, sen yoksunYa akıp sana gelsin vakitler,Ya da bu bahtsız zaman dursun!… Önce annem, babam anlattı seni. Sonra öğretmenlerim, büyüklerim. Her Kasım ayında sana mektup yazardım, çocuktum. Seni sevmeyen yoktu çevremde, olamazdı da,
-

-Ne yapıyorsun Oli? -Yazıyorum. -Ne yazıyorsun? -Aşağı sokakta bir hanımefendinin hayalleri kırılmış diyorlar. Anlamaya çalışıyorum. Nasıl kırılır hayaller, bilmiyorum. Anlatır mısın biraz? -Hayalleri insanlar kurar, insanlar kırar Oli. Kırılgandır hayaller, hassastır. -Peki ya insan insana mı kırılır? -İnsan insana kırılır, insan içine kırılır. Hayaller kırılınca insan özüne döner. Kırık hayal parçalarına basarak iyileşmeye çalışır sonra.
-

Bugün bir hayalin, bir emeğin ve bir inancın meyvesini paylaşıyoruz. Yıllardır kelimelerin, sanatın ve kültürün birleştirici gücüne inandık. Şimdi bu inanç, yepyeni bir kimlikle büyüyor: Akdeniz Kültür, Sanat ve Edebiyat Derneği artık resmen kuruldu! Bir Fikrin Doğuşu Bu dernek, küçük bir ilçeden başlayan ama büyük düşleri olan insanların buluşma noktasıdır. Kültürü, sanatı ve edebiyatı hayatın
-

Bir hüznün içine doğmuşum İçinden çıkamam hazan mevsiminin Düşlerim benim şimdi Kimseyi söylemez kalemim Kimsenin portresini çizmez Ne yazıyorsam kendime Ne yaşıyorsam kime ne Hatalarım benim, Bu acı, bu zehir, bu şehir… İmgelerim benim Bir makinin koynunda serpilmiş ruhum İklim, Akdeniz benim Bu unutulmuş belde, Atatürk’ten beri boynu bükük topraklar, Bu has ilçe, kırık han
-
Bu şarkıları neden abartmıyoruz. Çok güzel ve günümüzdeki çoğu şarkının aksine anlamlı… Benim favorim “Silahım yok” oldu. Dinlemeye değer dostlar. open.spotify.com/playlist/6y9RhIGwXBxFxNNKDTEQ30


Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.